Oya Baydar’ın yeni romanı ‘Yazarlarevi Cinayeti’ ve tadımlık bir bölüm
Oya Baydar’ın yeni romanı ‘Yazarlarevi Cinayeti’ ve tadımlık bir bölüm
“Mutluluğun bedeli vardır, ben o bedeli ödemeye hazırdım. Baban gibi biriyle evlenmişsen, yaşlanınca pantuflalarını giyip uzun kış gecelerinde şöminenin karşısında pişpirik oynayacağınızı hayal edemezsin. Evlenirken biliyordum bunu. Benimki bilinçli bir tercihti, hiç de pişman olmadım.”

Babam bizi bırakıp gittikten sonra Ada’yı da evi de orada geçirdiğim mutlu çocukluk anılarını da silmiştim aklımdan. Öyle sanıyordum. Demek ki silememişim, sadece bastırmışım, bilinçdışının en karanlık dehlizlerine itmişim ki şimdi Ada’nın bahar kokularıyla birlikte o duygular da birer birer çıkıyor saklandıkları geçmiş zaman mezarlarından.Edebiyatına eşik atlatmak için yeni bir “ses” bulma peşinde tehlikeli sulara açılan ünlü bir yazar.

Hayatında yeterince bağ kuramadığı babasını ölümünden sonra anlamaya, yazdıklarının izini sürerek ardında bıraktığı gizemi aydınlatmaya çalışan bir evlat. “Büyük yazar”a hayran edebiyat tutkunu gençler. Bir zamanlar edebiyatçılara ev sahipliği yapmış ama zamanın acımasız tokadını yiyip kimliğini kaybetmeye başlamış bir ada...

Oya Baydar, gizem ve merak unsurlarıyla harmanladığı romanında yazma tutkusunu, yazarlık hevesini, yazarın “vasat”ı aşma kaygısını, günümüz dünyasında edebiyatın metalaşmasını, ses-söz-yazı ilişkisini irdeliyor.Yazmak, yazarlık, edebiyat dünyası ve zamanın insanları da, mekânları da, edebiyatı da öğüten gücü üzerine bir roman.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Yorumlar

https://www.blog.delitavsan.com/assets/images/user-avatar-s.jpg

0 comment

Write the first comment for this!

Facebook Yorumları