okunma
Sütlaç Nedir?
Sütlaç, ‘’sütlü aş’’ veya ‘’sütlü pirinç’’ adlarıyla ilk olarak 15. Yüzyılda tıbbi kitaplarda ve Kaygusuz Abdal’ın şiirlerinde geçer.
Gelin, sütlaç nedir, nasıl ortaya çıkmıştır, başka ülkelerde var mıdır gibi sorulara yanıt arayarak, sütlaç nedir biraz daha yakından bakalım.
Köken Olarak Sütlaç
Kökeni oldukça eskilere dayanan sütlacın, yapısı itibariyle Türklerin ağırlıklı olarak konar göçer olduğu dönemlerde keşfedilmiş olması ve zaman içinde İpek Yolu ile batıya doğru taşınmış olması kuvvetle muhtemeldir.
Sütlacın Türk kökenli olduğu tezini destekleyici bir dayanak da, Dîvânu Lugâti’t-Türk‘te geçen uva (uwa) adlı yiyecektir.
Tarifi “pirinç pişirildikten sonra, soğuk suya konur; sonra suyu süzülerek içerisine şeker atılır, soğukluk olmak üzere yenir.” şeklinde geçen uva, sözcük olarak uvdı (uwdı) şeklinde kullanılan ve günümüz Anadolu Türkçesi ile “ovdu” şeklinde çevirebileceğimiz “ovmak” eyleminden çıkmıştır.
Ovmak eylemi ile o dönemki sütlaç olan uvanın ilgisi ise, uva hazırlanırken en son üzerine -o dönem toz şeker hemen hiç yoktur- parçalar halindeki şekerin ovularak ufalandırılmasıdır.
Anadolu’da Sütlaç
Sütlaç, Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün dışında Türk kaynaklarında, Mehmet oğlu Eşref’in Hazaniüs’saadat eseri gibi 15. yüzyılda yayınlanmış tıp kitaplarında geçmektedir. Ayrıca Priscilla Mary Işın’ın Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi adlı kitabında da belirtildiği üzere, 15. yüzyılda Karaman bölgesinde yaşayan Alanyalı Kaygusuz Abdal, şiirlerinde baklava gibi çeşitli yiyecekler ile birlikte sütlaçtan da bahsetmektedir.
Sütlaç; baklava, tel kadayıf, helva, güllaç, kazandibi ve tavukgöğsü gibi tatlılar Osmanlı Saray Mutfağı’nda yapılan tatlılar arasında yer almaktadır. Bugünün aksine, o dönemlerde şeker üretiminin kısıtlı olması nedeniyle, sütlaç ayrıca önem verilen bir lezzettir.
Bu anlamda saray sofralarında da yer alan ve sevilen bir tatlı olan sütlacın İngiliz elçi Lord John Finch’in 26 Temmuz 1675’te Edirne Sarayı’nda IV. Mehmet’in huzuruna çıkmasının ardından, sadrazam tarafından verilen ziyafette de sunulduğu bilinmektedir.
Sütlacın Yayılışı
Türkistan’da, İran coğrafyasında ve Anadolu’da yüzyıllarca tüketilen sütlaç, ilerleyen dönemlerde İtalya yarımadasında da varlığını göstermiştir.
Sütlacın İtalya’ya bu geçişinin Osmanlı İmparatorluğu üzerinden gerçekleştiği, sütlaca birçok İtalyan kaynağında Riso Turchesco yani Türk Üsulu Pirinç denilmesinden anlaşılmaktadır.
Bu geçişin, Osmanlı İmparatorluğu coğrafyası ile yakın ticari ilişkileri bulunan Venedikli ve Cenevizli tüccarların aracılığı ile gerçekleşmiş olması olasılığı yüksektir.
Avrupa’da Sütlaç
İtalya’ya ulaşan sütlaç, Papa 6. Alexander’ın torunu Ferrara dükü Ercole II d’Este ile Fransa Kralı XII. Louis’nin kızı Renée de France’ın 1529’da yapılan düğün töreninde konuklara ikram edilmiştir.
Sütlaçtan bahseden bir başka kaynak ise Ziyafetler, Gıda Kompozisyonları ve Genel Aletler adındaki kitaptır. Eser, döneminin ünlü İtalyan aşçısı Cristoforo di Messisbugo tarafından 1549 yılında yazılmıştır. Messisbugo, masanın hazırlanmasından ekmek türlerine, mumlardan peynir ve meyvelere kadar birçok konuyu ele aldığı eserinin, Mutfak Eşyaları başlıklı bölümünde, mutfaktaki tencere, tava ve tabakları da sıralamıştır. Türk usulü pirinç pişirmek için kap şeklinde geçen kap; süt, pirinç, şeker ve gül suyu kullanılarak riso turchesco yapılan bir mutfak eşyasıdır.
Priscilla Mary Işın’ın bir diğer kitabı olan Osmanlı Mutfak İmparatorluğu‘nda, Cristoforo di Messisbugo’nun aynı eserinde sütlaçtan Pirinç, süt ve şekerle yapılan Türk usulü pirinç çorbası olarak bahsettiği belirtilmektedir.
Yabancı Dillerde Sütlaç
Sütlaç temelde üç beyaz malzemeyle yani süt, pirinç ve şeker ile hazırlandığı için pahalı olmayan bir tatlıdır. Ayrıca yapılması da teknik olarak çok karmaşık olmadığı için, Türk mutfağından diğer mutfaklara hızlı bir şekilde geçmiş ve yayılmıştır.
Bununla birlikte sütlü aş diğer kültürlere geçerken, sütlü aş sözcüğü aynı oranda geçmemiştir. Bunun nedeni de, belki de, sütlü aş sözcüğünün iki ü ve bir ş sesi içermesinden kaynaklıdır. Sütlü aş sözcüğünün diğer dillerde söylenmesinin görece zorluğundan dolayı, doğrudan sütlü aş olarak değil de Türk usulü sütlü pirinç gibi tanımlamalar tercih edilmiştir. Zamanla da Avrupa coğrafyasına zamanla yayılan sütlaç,
- “Puding” tanımlamasının kullanılması ile birlikte İngilizce’de olduğu gibi “pirinç pudingi” (rice pudding)
- İspanyolca’da olduğu üzere sütlü pirinç (arroz con leche),
- Ya da İsveççe’de olduğu gibi tekil sözcükler (risgrynsgröt),
gibi adlarla adlandırılmıştır.
Bunun dışında, sütlaç ile Osmanlı İmparatorluğu aracılığıyla tanışmış olan bazı ülkeler ise, kendi dillerindeki karşılık için Türkçe’yi temel alarak,
- Sırpça’da сутлијаш (sutlijaš),
- Makedonca’da сутлијаш (sutlijaš),
- Boşnakça’da sutlijaš,
- Arnavutça’da sylt(i)jash,
sözcükleri kullanılmaktadır.
Son Söz Olarak
Çıkış coğrafyası kuvvetle muhtemel Türkistan coğrafyası olan ve birçok yabancı kaynakta Türk usulü pirinç şeklinde geçen sütlaç, mutfak kültürümüzün önemli tatlılarından birisidir. Bununla birlikte sütlaç, birçok ülkeye başka ad ile yayılmış, pirinç ve süt yerine farklı farklı malzemelerle hazırlanmış, farklı aromalar içeren değişik malzemelerle lezzetlendirilmiş türleri ortaya çıkmıştır. Tüm bu farklılıkları ile sütlaç, dünya mutfaklarında yaygın bir şekilde hazırlanmakta ve tüketilmektedir.
Günümüzde dünya mutfağına malolmuş ve bu yaygınlaşmada önemli katkıları olan bir mutfağa sahip bireyler olarak, bizlerin üzerine düşen de, sütlaç nedir bilmek, yeri geldiğinde sütlaç nedir paylaşmak, bu lezzetlere sahip çıkmak,hak ettiği değeri göstererek hazırlayıp üretmek , tüm bunların bilincinde olarak da keyifle yemektir.
Yorumlar
0 comment