Bazı İnsanlar Neden Sürekli Kendini Açıklamak Zorunda Hisseder?
Bazı İnsanlar Neden Sürekli Kendini Açıklamak Zorunda Hisseder?
Kendini açıklama zorunluluğu aynı zamanda yanlış anlaşılma korkusuyla da ilgilidir. Bazı insanlar için yanlış anlaşılmak, reddedilmekle eşdeğerdir. Bu yüzden en küçük bir durumu bile detaylandırma ihtiyacı hissederler. Aslında anlatılan şeylerden çok, anlaşılma arzusu ağır basar.

Bazı İnsanlar Neden Sürekli Kendini Açıklamak Zorunda Hisseder?

Bazı insanlar vardır; bir karar aldıklarında, bir şey istemediklerinde ya da sadece farklı düşündüklerinde hemen kendilerini açıklama ihtiyacı duyarlar. Sanki açıklamazlarsa yanlış anlaşılacak, yargılanacak ya da dışlanacaklardır. Oysa herkes her şeyi açıklamak zorunda değildir. Ama yine de bazı insanlar bu yükü omuzlarında taşır.

Bu durumun kökeninde çoğu zaman onaylanma ihtiyacı yatar. Çocuklukta sık sık sorgulanan, eleştirilen ya da kendini savunmak zorunda bırakılan bireyler, büyüdüklerinde de aynı refleksi sürdürür. “Haklı olduğumu anlatmalıyım” düşüncesi, zamanla otomatik hale gelir. İnsan, farkında olmadan kendini sürekli kanıtlamaya çalışır.

Kendini açıklama zorunluluğu aynı zamanda yanlış anlaşılma korkusuyla da ilgilidir. Bazı insanlar için yanlış anlaşılmak, reddedilmekle eşdeğerdir. Bu yüzden en küçük bir durumu bile detaylandırma ihtiyacı hissederler. Aslında anlatılan şeylerden çok, anlaşılma arzusu ağır basar.

Bir diğer neden de suçluluk duygusudur. Kendi sınırlarını koruduğunda, “hayır” dediğinde ya da geri çekildiğinde bile kendini suçlu hisseden insanlar, bu suçluluğu açıklayarak hafifletmeye çalışır. Sanki açıklarsa karşı taraf üzülmeyecekmiş gibi düşünür. Oysa bu, kişinin kendi sınırlarını ikinci plana atmasına neden olur.

Bazı insanlar sessiz kalmayı tehdit gibi algılar. Çünkü geçmişte sessizlik, ilgisizlik ya da cezalandırılma anlamına gelmiştir. Bu yüzden susmak yerine anlatmayı, durmak yerine savunmayı seçerler. Zamanla bu durum yorucu hale gelir; insan kendisi olmaktan çok, kendini anlatan biri haline gelir.

Kendini sürekli açıklamak, insanın kendi değerinden şüphe ettiğinin de bir göstergesi olabilir. Kendi kararına güvenemeyen kişi, başkalarının onayına ihtiyaç duyar. Bu da kişiyi sürekli tetikte tutar. Oysa bazı şeyler açıklama gerektirmez; sadece var olmayı gerektirir.

 

Kendini açıklamayı bırakmak bir anda olmaz. Ama insan şunu fark ettiğinde bir şeyler değişir: Anlaşılmak güzel, ama kendini kaybederek anlaşılmak ağırdır. Sınırlarını savunmak için uzun cümlelere gerek yoktur. Bazen en net açıklama, açıklama yapmamaktır.

Web ve grafik tasarım alanında çalışan bir tasarımcıyım. Estetik, performans ve kullanıcı deneyimini bir arada düşünerek projeler üretiyorum. Aynı zamanda blog yazarıyım; web, tasarım ve dijital dünyaya dair öğrendiklerimi sade ve faydalı içerikler halinde paylaşıyorum.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Yorumlar

https://www.blog.delitavsan.com/assets/images/user-avatar-s.jpg

0 comment

Write the first comment for this!

Facebook Yorumları